Yasincan Tohti’nin ailesine, onun trafik kazasında öldüğü söylendi. Ancak Aksulu otobüs şoförü o sırada gözaltındaydı. Yıllar sonra RFA’nın polis görevlileriyle yaptığı görüşmeler, aileye verilen açıklamayla çelişen bilgiler ortaya koydu. Beş çocuk babası Yasincan’ın nasıl öldüğü ise hâlâ açıklanmış değil.
Aksu: Çocuklarının Okuyabilmesini İsteyen Beş Çocuk Babası
Yasincan, Doğu Türkistan’ın Aksu şehrinde yaşıyor, geçimini otobüs şoförlüğü yaparak sağlıyordu. RFA’nın aktardığına göre 1980 yılında doğmuştu. Kendisi yalnızca ilkokula kadar okuyabilmişti; çocuklarının eğitimine ise özellikle önem veriyordu.
Eşi Gülnur Tohti ile beş çocukları vardı. Yasincan’ın hayatında çocuklarının eğitimi için verdiği bir karar, sonraki gözaltıların gerekçelerinden biri olacaktı: Oğlu Hebibulla Yasin’i, henüz beş yaşındayken Mısır’a göndermişti.
Mısır: Bir Çocuğun Eğitim Yolculuğu, Babasına Yöneltilen Şüpheye Dönüştü
Hebibulla, Mısır’da yalnız değildi. Halası Reyhangül, kendi çocuklarının eğitimi için orada bulunuyor ve yeğeninin bakımını da üstleniyordu. Yasincan oğlunu, eğitimini bir yakınının yanında sürdürebileceği bir yere göndermişti.
Reyhangül’ün anlatımına göre yetkililer, oğlunun Mısır’da bulunması nedeniyle Yasincan’ı “dinî radikallik” şüphesiyle sorgulamaya başladı. Kısa süreli gözaltılar ve “yeniden eğitim” uygulamalarının ardından çocuğunu geri getirmesi istendi.
Reyhangül, Hebibulla’yı uçuş görevlilerine teslim ederek Aksu’ya gönderdi. Çocuk geri döndü; fakat babası üzerindeki şüphe ve baskı sona ermedi. Yasincan yeniden sorgulandı, yeniden götürüldü.
2016: Üç Ay Sonra Bırakıldı, Ardından Yeniden Götürüldü
Xinjiang Victims Database’in UHRP kaynakçasında da yer verilen kaydına göre Yasincan, Kasım 2016’da gözaltına alındı. Yaklaşık üç ay sonra serbest bırakıldı. Ancak bu, yaşadığı gözaltı sürecinin sonu olmadı. Daha sonra yeniden kampa götürüldü.
RFA, 2016–2018 yılları arasında toplam dört kez gözaltına alındığını aktarıyor. Ailenin anlatımında bu dönem, kısa süreli bırakılmaların ardından tekrarlanan sorgulamalar ve götürülmelerle yer alıyor. Oğlunun Mısır’dan dönmesi de Yasincan’ın ailesinin yanında kalabilmesini sağlamamıştı.
Son Mola: Yolcuların Namazı, Şoförün Son Gözaltısının Gerekçesi Oldu
Yasincan’ın son kez götürülmesinin gerekçesi, otobüs şoförlüğü yaptığı sırada verdiği bir molaydı. Ablası Reyhangül’ün anlattığına göre yolcuların namaz kılabilmesi için otobüsü durdurmuştu.
Yetkililer sorgulama sırasında bu molayı öğrendi. Yolcularına namaz için zaman tanıması, yeniden “eğitime” gönderilmesine gerekçe oldu. Yasincan bir daha evine dönemedi. Ölüm haberi, bu son gözaltının ardından ailesine ulaştı.
Şubat 2018: Ailesine “Trafik Kazasında Öldü” Denildi
Mağdur veri tabanındaki kayıt, Yasincan’ın ölümünü Şubat 2018 olarak tarihlendiriyor. Aksu’daki yakınlarının Belçika’da yaşayan ablası Reyhangül’e ilettiği açıklama ise trafik kazasıydı.
Reyhangül bu açıklamadan şüphelendi. Kardeşinin gözaltında bulunduğunu biliyordu. Kampta tutulan birinin nasıl trafik kazasında öldüğü sorusuna yanıt aradı.
Haberi kendisine veren kız kardeşi, polisin böyle söylediğini ve mevcut koşullarda daha fazla soru soramadıklarını anlattı. Aile, ölüm haberinin yanında, o ölümün koşullarını sorgulayamamanın belirsizliğiyle de karşı karşıyaydı.
2026: Karakoldan Gelen Bilgiler, Trafik Kazası Açıklamasıyla Çelişti
Ekim 2026’da RFA muhabiri Şöhret Hoşur, Yasincan’ın ölümünü araştırmak için Aksu’daki Qartal Bazaar Karakolundan görevlilerle telefonla görüştü. RFA’nın aktardığına göre bir görevli, Yasincan’ın hastaneye kamptan getirildiğini söyledi. Görüşmeler, onun son gözaltısı sırasında hayatını kaybettiğini ortaya koyan bilgiler içeriyordu.
Ancak görevlilerin verdiği süreler birbiriyle örtüşmüyordu. Karakol amiri beş–altı aylık bir gözaltından söz ederken diğer görevli, hastaneye götürülmeden önce dokuz–on gün geçtiğini belirtti. RFA, bunların farklı gözaltı dönemlerine mi yoksa toplam süreye mi işaret ettiğini kesinleştiremedi.
Bu nedenle Yasincan’ın tam olarak kaçıncı gün öldüğü kesin biçimde söylenemiyor. Ölümüne yol açan tıbbi neden de açıklanmış değil. RFA’nın araştırması, ailesine verilen trafik kazası açıklamasıyla çelişen bilgileri ortaya çıkardı; fakat ölümünün bütün ayrıntılarını aydınlatamadı.
Beş Çocuk: Gözaltılarla Dağılan Aile Ve Süren Belirsizlik
Yasincan’ın eşi Gülnur da gözaltına alındı. Mağdur veri tabanındaki aile tanıklığında, beş çocuğun nerede olduğunun bilinmediği kaydediliyor. Bu, tanıklığın verildiği döneme ilişkin bir bilgi. Ulaşılabilen kaynaklar, çocukların bugün nerede ve kimlerle yaşadığını açıklamıyor.
Ailenin yaşadıkları bununla da sınırlı kalmadı. Reyhangül, kardeşinin ölüm haberini kendisine ileten kız kardeşinin ve yurt dışına seyahat edip geri dönen annesinin de gözaltına alındığını öğrendi. Onların nerede tutulduğunu ve cezalarının süresini öğrenemediğini anlattı.
Reyhangül’ün tanıklığı, 2019 tarihli bir arşiv sayfasında da yer alıyor. Sayfa, Yasincan’ın 2018’de gözaltında öldüğünü ve geride eşiyle beş çocuğunu bıraktığını aktarıyor. Ailenin cevap arayışı, 2026’daki polis görüşmelerinden yıllar önce başlamıştı.
Yasincan’ın ölümünün ardından geriye hâlâ yanıtlanmamış sorular kaldı: Gözaltında ona ne oldu? Ailesine neden trafik kazasında öldüğü söylendi? Eşi ve beş çocuğu şimdi nerede? Reyhangül, kardeşinin başına gelenleri öğrenmeye çalışırken ailesinin diğer üyelerinden de haber bekliyor.
Her hikâye bir iplik. Kopmasın diye dokuyoruz.





