ABD’nin California eyaletinde yaşayan 60 yaşındaki Uygur iş insanı Şükür Aikebaer, Çinli iki kardeş tarafından evinin önünde silahlı saldırıya uğradıktan sonra bir otomobilin bagajına konularak kaçırıldı. Çinli saldırganlardan Zhengfeng Bo polis tarafından vurularak öldürülürken, kardeşi Jianquan Bo cinayet ve insan kaçırma şüphesiyle tutuklandı.
Planlı Cinayet: Çinli Saldırganlar Elektrik Kesintisinin Ardından Harekete Geçti
Olay, 29 Temmuz 2026 gecesi California’nın Chino Hills kentinde meydana geldi. Yerel saatle 22.14 civarında çevredeki vatandaşlar silah sesleri ve yardım çığlıkları duyduklarını belirterek polisi aradı.
Yetkililerin açıklamasına göre Şükür Aikebaer, evinde yaşanan elektrik kesintisinin ardından elektrik panosunu kontrol etmek için dışarı çıktı. Aikebaer burada Çinli kardeşler 67 yaşındaki Zhengfeng Bo ve 66 yaşındaki Jianquan Bo’nun silahlı saldırısına uğradı.
Çinli saldırganlar tarafından vurulan Aikebaer, gri renkli bir Nissan Altima’nın bagajına konularak bölgeden kaçırıldı. Elektrik kesintisinin Uygur iş insanını evden çıkarmak amacıyla kasıtlı şekilde gerçekleştirildiği ihtimali soruşturuluyor.
Çinli Saldırgan Bagajdaki Aikebaer’e Yeniden Ateş Etti
Olay yerine gelen polis ekipleri, bölgeden hızla uzaklaşan şüpheli aracı fark ederek takibe başladı. Sürücünün dur ihtarına uymaması üzerine yaklaşık iki kilometrelik bir kovalamaca yaşandı.
Araç durdurulduğunda yolcu koltuğundaki Çinli şüpheli Jianquan Bo ellerini kaldırarak teslim oldu. Aracı kullanan kardeşi Zhengfeng Bo ise polis talimatlarını dikkate almayarak otomobilin bagajına yöneldi.
Güvenlik kamerası görüntülerine göre Çinli saldırgan Zhengfeng Bo, bagajı açtıktan sonra içeride tutulan Şükür Aikebaer’e yeniden ateş etti. Polislerin karşılık vermesi sonucunda Zhengfeng Bo vurularak öldürüldü.
Polis ekiplerinin müdahalesine rağmen Şükür Aikebaer olay yerinde hayatını kaybetti. Aikebaer’in evinin önündeki ilk saldırıda mı, yoksa bagajda yeniden vurulması sonucunda mı yaşamını yitirdiği henüz açıklanmadı.
Taraflar Arasında Ticari Bağlantı Vardı
Yetkililer, Aikebaer ile Zhengfeng Bo’nun birbirlerini önceden tanıdığını ve geçmişte birlikte iş yaptığını doğruladı. Şirket kayıtlarında iki ismin birden fazla ticari girişimde birlikte yer aldığı görüldü.
Zhengfeng Bo’nun avukatı, olayın yaklaşık 20 milyon dolar değerindeki bir gayrimenkul anlaşmazlığıyla bağlantılı olabileceğini ileri sürdü. Ancak bu iddia, polis veya savcılık tarafından cinayetin kesin nedeni olarak doğrulanmadı.
Çinli Şüphelilerin Evinde Arama Yapıldı
Cinayetin ardından iki kardeşin Irvine kentindeki ortak adresinde polis ve FBI ekipleri tarafından arama yapıldı. Operasyonda bazı delillere el konuldu.
Evde bulunan iki yetişkin ile bir çocuk geçici olarak kontrol altına alındı. Bu kişilerin olayla bağlantılı olduğuna veya haklarında suçlama yöneltildiğine dair açıklama yapılmadı.
Ailesi Cinayetin Nedenini Bilmediklerini Söyledi
Yaklaşık 20 yıl önce Çin’den ABD’ye yerleşen Şükür Aikebaer, eşi ve üç kızıyla birlikte yaşıyordu. Gayrimenkul ve restoran işletmeciliği alanlarında çalışan Aikebaer, yakınları tarafından yardımsever ve ailesine bağlı biri olarak tanımlandı.
Ailesi, şüphelilerin isimlerini daha önce duyduklarını ancak Aikebaer’in neden hedef alındığını bilmediklerini açıkladı.
Cinayetin Kesin Nedeni Araştırılıyor
Hayatta kalan şüpheli Jianquan Bo, cinayet ve insan kaçırma şüphesiyle tutuklandı ve kefaletsiz olarak gözaltında tutulmaya başlandı.
Şükür Aikebaer’in Uygur, saldırıyı gerçekleştiren iki kardeşin ise Çinli olduğu bildirildi. Ancak olayın etnik saikle işlendiğine veya Çin yönetimiyle bağlantılı olduğuna ilişkin henüz resmî bir delil açıklanmadı.
Yetkililer cinayetin nedenini ve taraflar arasındaki ticari ilişkileri araştırmayı sürdürüyor.
Çin Bağlantılı Ticari İlişkiler Neden Güvenlik Tartışması Yaratıyor?
Bu olayın Çin devletiyle bağlantılı olduğuna ilişkin herhangi bir delil açıklanmış değil. Bununla birlikte Çin merkezli veya Çin yönetimiyle bağlantılı kişi ve şirketlerle kurulan ticari ilişkiler, özellikle kritik sektörlerde yalnızca ekonomik değil, ulusal güvenlik açısından da değerlendiriliyor.
Şirketlerin gerçek sahiplik yapısının belirsiz olması, stratejik verilere erişim, teknoloji transferi, kritik altyapılar, tedarik zincirleri ve yabancı devlet etkisi gibi riskler ülkeleri daha sıkı denetim uygulamaya yöneltiyor. Bu nedenle ticari ilişkilerde tarafların geçmişi, finansman kaynakları ve devlet kurumlarıyla bağlantıları ayrıntılı biçimde incelenmeli.



